Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 18/04/2024 tarihli ve 2024/592 sayılı kararıyla, ilgili kişinin kendi kişisel verisini içeren bir telefon görüşmesi kaydına erişim talebinin veri sorumlusu banka tarafından reddedilmesini değerlendirmiştir.
Şikâyete konu olayda, bir bankada çalışan ilgili kişi, bankanın kayıtlı hattı üzerinden bir müşteriyle görüşme yapmış; müşteri, görüşmelerin kayıt altında olduğu bilgisi verilmesine rağmen ilgili kişiye hakaret ve küfür içerikli sözler sarf etmiştir. İlgili kişi, hakaret eden kişiye karşı yasal yollara başvurabilmek amacıyla görüşme kaydının kendisine verilmesini talep etmiş; ancak banka, 6698 sayılı Kanun’u gerekçe göstererek talebi reddetmiştir. Banka savunmasında, kaydın müşterinin kredi bilgisi ve gecikme durumu gibi müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerini içerdiğini; bu bilgiler maskelense dahi müşterinin sorunlu kredili bir müşteri olduğunun anlaşılacağını ve “Sır Niteliğindeki Bilgilerin Paylaşılması Hakkında Yönetmelik” uyarınca kaydın ancak kanunen yetkili merciler tarafından talep edilmesi hâlinde paylaşılabileceğini ileri sürmüştür.
Kurul, Kanun’un 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen “kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme hakkı”nın, ilgili kişiler bakımından kişisel verilere erişim hakkını da kapsadığını vurgulamıştır. İlgili kişinin talebinin, karşı tarafla yaşadığı hakaret olgusunu kanıtlamaya yönelik olduğu; müşteri sırlarına ilişkin herhangi bir talep içermediği tespit edilmiştir. Kurul ayrıca, Anayasa’nın 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca herkesin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme ve bu verilere erişme hakkına sahip olduğunu hatırlatmıştır.
Bu değerlendirmeler ışığında Kurul, somut olayda ilgili kişinin talebinde Kanun ve söz konusu Yönetmelik bakımından bir hukuka aykırılık bulunmadığı; bahse konu yönetmelik hükmünün bu olayda uygulanamayacağı ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun tüm hükümlerinin uygulanacağı sonucuna varmıştır. İlgili kişinin, hak arama hürriyeti kapsamında yasal yollara başvurabilmek için kayıtlara erişmesinde menfaatinin bulunduğu da göz önünde tutulmuştur.
Kurul bu doğrultuda; veri sorumlusunun, talep edilen telefon görüşme kayıtlarını, üçüncü kişiye ait müşteri sırrı niteliğindeki bankacılık işlem verilerini maskeleyerek yazılı döküm veya dijital ortamda ilgili kişiye sağlamasına ve sonucundan Kurula bilgi verilmesine karar vermiştir. Ayrıca, bankanın 6698 sayılı Kanun’a ilişkin yanlış tespit ve değerlendirmeleri dikkate alınarak uyum konusunda azami dikkat ve özenin gösterilmesi; ilgili kişilerin başvurularının Kanun’un 13. maddesi ile Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ’in 6. maddesi uyarınca etkin, hukuka ve dürüstlük kuralına uygun biçimde ve gerekçe belirtilerek sonuçlandırılması hususları veri sorumlusuna hatırlatılmıştır.
Geri İleri